23 Nisan 2009 Perşembe

PRAESCRİPTİONES”TEN “ŞAKK”A ÇEKİN TARİHİ


ÇEKİN TARİHİÇekin bugünkü kullanım şekli ile ilk ortaya çıktığı dönem Roma İmparatorluğu’dur. Çek , dönem olarak miladdan önce 100’lü yıllardan miladdan sonra 300’lü yıllara kadar yaygın bir şekilde uygulama alanı bulmuştur.


Augustus (M.Ö. 27 – M.S.14)

Çekin Roma İmpratorluğu‘ndaki adı PRAESCRİPTİONES olarak yerleşmiştir. PRAESCRİPTİONES kelimesinin günümüz türkçesi ile devlet tahviline yakın bir anlamı vardır.Pers İmparatorluğu ve devamında Sasani İmparatorluğu dönemlerinde çek genelde kredi mektubu – akreditif olarak uygulama alanı bulmuştur. O dönemlerde çeke Şakk denmiştir. Şakk arapça kökü ile yırtma , bölme anlamında kullanılmıştır.


Harun Reşid (763 – 809) (Şarlman’ın elçilerini karşılarken.)

Şakk çek sistemi 9.yy’da Abbasi Halifesi Harun Reşid dönemine kadar uygulama alanı bulmuştur. Bu dönemden 12.Yüzyıla kadar . Mısırlı , Çinli ve Moğol Tüccarların da şakk sisteminden esinlenerek uyguladıkları çek sistemleri bulunmaktaydı . Bu sisteme göre korunan mal ya da şakkta yazılı miktar üzerinden taşıyıcıya belli bir komisyon verilirdi.


Tapınak Şovalyeleri

Söz konusu taşıma sırasında koruma ve komisyon sistemi ile çek Haçlı Seferleri sırasında tapınak şovalyeleri tarafından da kullanılmıştır.O dönemde altın diğer önemli ganimetlerin çek usulü ile parasal değere dökülmesi çeklerin ganimetler kadar çok yer kaplamaması ve tapınak şovalyeleri tarafından güven çerçevesinde ödemelerin yapılması , bu işlemlerden alınan komisyonlar nedeni ile “Templier” olarak anılan tapınak şovalyelerini 12. Yüzyılın en ayrıcalıklı topluluğu haline getirmiştir.SONUÇÇekin tarihi incelendiğinde , çekin kullanılışının artması ile medeniyetin gelişim hızının orantılı bir şekilde arttığı görülecektir.


Borsa – Finans- Bankacılık

Böylece Çek ,Bankerlik , bankacılık , borsa gibi sistemlere ilham olması ile modern ekonominin temelini oluşturmuştur.

Esnafın Hali İçler Acısı




Karşılıksız çeklerden bunalan esnaf çek ödemelerini yapmamak için bir takım kanuna aykırı yollara başvurmaktadırlar. Bu yollar nedeniyle Savcılıklarda haklarında soruşturma açılmış on binlerce esnaf bulunmaktadır. 


Tanımlama
Esnaf kelimesine kendimizce bir tanımlama getirirsek : Homo erektus aşamasından sonra evrimleşip Homo Sapiens olan insan güruhu içerisinde 20. YY sonlarına doğru gelişen çok uluslu ekonomik koşullar etkisi ile homo Sefilus’a evrimleşen zavallı, acınacak, koruma altına alınması gereken, ara insan toplulukları diyebiliriz.


Esnafın Hali

Mevcut siyasi ve ekonomik koşullarla yaşama hakkı elinden alınmaya devam edilen esnaflar borçlarından kurtulmak için şehir değiştirme, işyerini karısı üzerine yapma, emekli maaşına kendi arkadaşına haciz koydurtma gibi yollara başvurmaktadırlar.Bu yollar içerisinde en tehlikelisi de çek karnesi kullanan esnafların başvurduğu bir yol… Borcunu ödeyecek durumu olmayan esnaf keşide ettiği çekin günü geldiğinde çeki ödemekten kurtulmak için bankaya dilekçeyle başvurarak çekin rızası dışında elinden çıktığını beyan ederek Türk Ticaret Kanunu’nun 711. Maddesi sayesinde çekine karşılıksız kaşesi basılmasından kurtuluyor.

Ağır Hapis cezaları var.
Ancak bu geçici çözümün en büyük sakıncası, çekten cayma sebeplerinin gerçekten var olmadığı, çekin rızası dışında elinden çıkmadığı tespit edildiğinde, esnaf nitelikli dolandırıcılıktan Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanıp yıllarca ceza evinde yatabiliyor.Şu anda bilinçli ve biliçsiz şekilde bir çok esnaf bu geçici kurtuluş yolunu seçerken başına gelecekten habersiz bir şekilde kendi kendine Türk Usulü bir Rus Ruleti oynuyor.

Karşılıksız Çekte Yasal Kanunsuzluk

– REKORA KOŞUYORUZ –

2009 yılının ilk 3 ayında karşılıksız çek sayısı 1 Milyon 56 Bin 806’yı buldu. Bu rakamlar yılın tamamı için en iyimser tahminle 4 milyon 250 bin karşılıksız çek demek. 

Karşılıksız çekler çığ gibi büyüyor.
Karşılıksız çekler çığ gibi büyüyor.

Karşılıksız çeklerin bu kadar artmasının ardından esnaflarda ve ticaret erbablarında çekin rızası dışında elinden çıktığına dair bildirimler arttı.Bu gerçek dışı bildirimlerden dolayı esnaf ve ticaret erbabının başının nasıl ağrıyacağını ” Esnafın Hali“ isimli yazımda değinmiştim.