Esnafın Hali İçler Acısı
13:44
Karşılıksız çeklerden bunalan esnaf çek ödemelerini yapmamak için bir takım kanuna aykırı yolalra başvurmaktadırlar. Bu yollar nedeniyle Savcılıklarda haklarında soruşturma açılmış onbinlerce esnaf bulunmaktadır. Konunun devamını Buradan okuyabilirsiniz.
Karşılıksız Çekte Yasal Kanunsuzluk
13:03
Karşılıksız çeklerde yasal düzenlemeler ve hukuki sorunlarla ilgili makalemi Buradan okuyabilirsiniz ?
15:36
Read On
0
YORUM
T.C. Y A R G I T A Y 16.HUKUK DAİRESİ SAYIESAS NO :2003/11456KARAR NO :2004/2974TEBLİĞNAME NO:2003/74287 YARGITAY İLAMI
Mahkemesi :A 2. İcra Ceza MahkemesiTarihi :26.3.2003Numarası :2002/4620-1111 Davacı :V.Paz.A.ŞSanık :Hasan Ticareti terk hükmüne aykırı davranmak suçundan sanık Hasan ın İİK.nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Mahkemece mal beyanında belirtilen malların üçüncü bir kişiye devredilmesi gerekçe gösterilerek sanığın İİK.nun 337/a maddesi gereğince tecziyesine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle bu suçun oluşabilmesi için sanığın tacir olması ve ticaret hayatından çekilirken İİK.nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmemiş olması gerekir. Mahkemece sanığın tacir olup olmadığı,ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca mal beyanı dilekçesinde bildirdiği malların 3. kişiye devredilmiş olmasının ticareti terk ettiğini gösterir kesin bir delil olmadığı düşünülmeksizin ve bu konuda araştırma yapılmaksızın yine sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği 337/a-2. fıkrasına göre alacaklıyı zarara uğratmadığına dair itiraz ve delillerinin toplanıp değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.2.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahkemesi :A 2. İcra Ceza MahkemesiTarihi :26.3.2003Numarası :2002/4620-1111 Davacı :V.Paz.A.ŞSanık :Hasan Ticareti terk hükmüne aykırı davranmak suçundan sanık Hasan ın İİK.nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Mahkemece mal beyanında belirtilen malların üçüncü bir kişiye devredilmesi gerekçe gösterilerek sanığın İİK.nun 337/a maddesi gereğince tecziyesine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle bu suçun oluşabilmesi için sanığın tacir olması ve ticaret hayatından çekilirken İİK.nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmemiş olması gerekir. Mahkemece sanığın tacir olup olmadığı,ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca mal beyanı dilekçesinde bildirdiği malların 3. kişiye devredilmiş olmasının ticareti terk ettiğini gösterir kesin bir delil olmadığı düşünülmeksizin ve bu konuda araştırma yapılmaksızın yine sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği 337/a-2. fıkrasına göre alacaklıyı zarara uğratmadığına dair itiraz ve delillerinin toplanıp değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.2.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
15:36
Read On
0
YORUM
T.C. YARGITAY 12. Hukuk DairesiEsas 2003 Karar 12147 14586 Y A R G I T A Y İ L A M IMahkemesi : BEYOĞLU İCRA TETKİK MERCİİ Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Gecikmiş itirazdan söz edebilmek için tebligatın usulüne uygun olarak yapılması ancak bir mani sebebi ile itiraz edilmemesi gerekmektedir. Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan borçlunun dilekçesinde gecikmiş itirazdan söz etmesinin bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Somut olayda 49 no'lu ödeme emrinin borçluya Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği ancak, adreste bulunmama nedenlerinin Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde öngörülen şekilde ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla tespit edilmediği görülmektedir. Bu durumda, mercice tebligatın usulsüz olduğu kabul edilerek Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihinin tespitine karar verilmek gerekirken istemin gecikmiş itiraz koşullarına göre değerlendirilmesi doğru değildir. Öte yandan, tebligatın usulsüzlüğünün tespitinde sadece ödeme emrine itirazla değil takibin kesinleşmesi haciz isteme hakkının başlangıç ve mal beyanında bulunma süresi yönünden de borçlunun hukuki yararı vardır. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15:35
Read On
0
YORUM
T.C. YARGITAY12.Hukuk DairesiEsas 2003 Karar12150 14584Y A R G I T A Y İ L A M IMahkemesi :BEYOĞLU İCRA TETKİK MERCİ
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünden bahisle mercii nezdinde şikayette bulunarak tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiştir. 7201 Sayılı Kanunun 32.maddesi gereğince borçlunun usulsüz tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarihte takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Burçlunun tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunacağı ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı açısından şikayette hukuki yarar vardır. Merciice yapılacak iş, şikayetin esası hakkında tarafların beyanları ve ibraz edilen belgeleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Aksine düşünce ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünden bahisle mercii nezdinde şikayette bulunarak tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiştir. 7201 Sayılı Kanunun 32.maddesi gereğince borçlunun usulsüz tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarihte takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Burçlunun tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunacağı ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı açısından şikayette hukuki yarar vardır. Merciice yapılacak iş, şikayetin esası hakkında tarafların beyanları ve ibraz edilen belgeleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Aksine düşünce ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15:35
Read On
0
YORUM
T.C. YARGITAY12.Hukuk DairesiEsas 2003 Karar12150 14584Y A R G I T A Y İ L A M IMahkemesi :BEYOĞLU İCRA TETKİK MERCİ
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünden bahisle mercii nezdinde şikayette bulunarak tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiştir. 7201 Sayılı Kanunun 32.maddesi gereğince borçlunun usulsüz tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarihte takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Burçlunun tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunacağı ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı açısından şikayette hukuki yarar vardır. Merciice yapılacak iş, şikayetin esası hakkında tarafların beyanları ve ibraz edilen belgeleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Aksine düşünce ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünden bahisle mercii nezdinde şikayette bulunarak tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiştir. 7201 Sayılı Kanunun 32.maddesi gereğince borçlunun usulsüz tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarihte takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Burçlunun tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunacağı ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı açısından şikayette hukuki yarar vardır. Merciice yapılacak iş, şikayetin esası hakkında tarafların beyanları ve ibraz edilen belgeleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Aksine düşünce ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15:34
Read On
0
YORUM
T.C. Y A R G I T A Y 16.HUKUK DAİRESİ SAYIESAS NO :2003/12366KARAR NO :2004/3701TEBLİĞNAME NO:2003/152118 YARGITAY İLAMI
Mahkemesi :K İcra Ceza MahkemesiTarihi :19.8.2003Numarası :2003/4231-6860Davacı :T A.Ş.Sanık :Alaaddin Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Alaattin hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Takibe konu alacak miktarı 317.662.142 TL. olup bu miktar yetkili kurul tarafından takip tarihi itibariyle geçerli olan ve açıklanan 306.000.000 TL. asgari ücretin üzerindedir. Asgari ücret değişen ekonomik göstergeler dikkate alınarak yetkili kurullarca belirlenmektedir. Hayatın sürdürülebilmesi için her kişinin brüt asgari ücret miktarı kadar gelirinin olduğunun kabulü gerekir. Aksini kabul hayatın olağan akışına aykırı düşer. Borç miktarının brüt asgari ücretin altında olması halinde alacaklının İİK'nun 337/1-son cümle maddesi gereğince haczi kabil mallarını bildiğinin kabulü gerekeceğinden sanığa ceza verilemeyeceği gibi sanık yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak yetkili kurul tarafından açıklanan brüt rakamın üstünde olması durumunda İİK'nun 337/1-son cümle maddesinin uygulanması söz konusu olamayacağından mahkemenin bu bağlamdaki kabulü yerinde değildir. Ayrıca CMUK'nun 423. maddesi uyarınca icra ceza suçlarına ilişkin davalar adli tatil içerisinde görülemez. Mahkemece bu hususun da gözardı edilerek yargılama yapılması ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz bulunmaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA 8.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahkemesi :K İcra Ceza MahkemesiTarihi :19.8.2003Numarası :2003/4231-6860Davacı :T A.Ş.Sanık :Alaaddin Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Alaattin hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Takibe konu alacak miktarı 317.662.142 TL. olup bu miktar yetkili kurul tarafından takip tarihi itibariyle geçerli olan ve açıklanan 306.000.000 TL. asgari ücretin üzerindedir. Asgari ücret değişen ekonomik göstergeler dikkate alınarak yetkili kurullarca belirlenmektedir. Hayatın sürdürülebilmesi için her kişinin brüt asgari ücret miktarı kadar gelirinin olduğunun kabulü gerekir. Aksini kabul hayatın olağan akışına aykırı düşer. Borç miktarının brüt asgari ücretin altında olması halinde alacaklının İİK'nun 337/1-son cümle maddesi gereğince haczi kabil mallarını bildiğinin kabulü gerekeceğinden sanığa ceza verilemeyeceği gibi sanık yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak yetkili kurul tarafından açıklanan brüt rakamın üstünde olması durumunda İİK'nun 337/1-son cümle maddesinin uygulanması söz konusu olamayacağından mahkemenin bu bağlamdaki kabulü yerinde değildir. Ayrıca CMUK'nun 423. maddesi uyarınca icra ceza suçlarına ilişkin davalar adli tatil içerisinde görülemez. Mahkemece bu hususun da gözardı edilerek yargılama yapılması ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz bulunmaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA 8.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
15:33
Read On
0
YORUM
T.C. Y A R G I T A Y 16.HUKUK DAİRESİ SAYIESAS NO :2003/12368KARAR NO :2004/2990TEBLİĞNAME NO:2003/186070 YARGITAY İLAMI
Mahkemesi :M İcra Ceza MahkemesiTarihi :26.6.2003Numarası :2003/963-3159Davacı :A SitesiSanık :Alaattin Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Alaattin hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece İİK'nun 337/1-son cümle maddesine göre ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş isede, takibe konu borç miktarının işlemiş faizi ile birlikte 561.356.164 TL. olması ve bu miktarın suç tarihindeki asgari ücretin üzerinde bulunması nedeniyle mahkemenin kabulü yerinde değildir. Bu itibarla, sanığın usulüne uygun ödeme emri tebliğinden sonra İİK'nun 74. maddesi uyarınca mal beyanında bulunmama suçunu işlediğinin kabulü gerekeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA 24.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahkemesi :M İcra Ceza MahkemesiTarihi :26.6.2003Numarası :2003/963-3159Davacı :A SitesiSanık :Alaattin Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Alaattin hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece İİK'nun 337/1-son cümle maddesine göre ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş isede, takibe konu borç miktarının işlemiş faizi ile birlikte 561.356.164 TL. olması ve bu miktarın suç tarihindeki asgari ücretin üzerinde bulunması nedeniyle mahkemenin kabulü yerinde değildir. Bu itibarla, sanığın usulüne uygun ödeme emri tebliğinden sonra İİK'nun 74. maddesi uyarınca mal beyanında bulunmama suçunu işlediğinin kabulü gerekeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün istem gibi BOZULMASINA 24.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
